Replika saat alırken büyük fabrikaya nasıl ulaşılır? VS Factory/Clean/ZF Factory gerçekten içinizi rahat ettirir mi?

Şimdi replika saat piyasasının neden bu hale geldiğini biraz dökeyim
VS Factory başta olmak üzere birçok fabrikanın peş peşe başı derde girdikten sonra fabrikalar temkinli davranmaya, piyasada görünme sıklıklarını azaltmaya başladı. Bu süreçte bir yıldan fazla hiç satış sonrası tamir yapmadıkları oldu ama işlerinin hiç etkilenmediğini, hatta bir sürü insanın hala peşlerinden koşup satın aldığını gördüler. Şimdi dışarıya satış sonrası hizmeti yeniden başlattıklarını duyuruyorlar ama aslında ayda yalnızca bir kez kabul ediyorlar, fabrikaya gönderim bir ay daha; müşteriden saati aldıktan sonra fabrikanın hangi yıl, hangi ay, hangi gün, nereden tamir kabul edeceğini bildirmesini beklemeyi de eklerseniz, toplamda en az 3 aylık bir uğraş demek. Fabrikaya iade süreci işte böyle; hoşuna gitmeyen tamire göndermesin, itiraz da kabul etmiyorum. Böyle olunca müşteri olarak insanın en sakini bile tepesi atar ama nesnel olarak önümüzdeki gerçek bu. Tamirin hızlı olmasını istiyorsan kendi cebinden dışarıdan yedek parça alıp bir ustaya yaptıracaksın, bu da satış maliyetini ciddi biçimde artırır; para biriktirmek istersen fabrikaya gönderirsin ama müşteriyi küstürürsün. Bu çelişkiyi uzlaştırmak temelde mümkün değil. Bu ortamda muadil ürün doldurma yapan bir sürü fabrika ve satıcı türedi. Piyasanın kötü olduğu bu dönemde, yeni bir fabrika adıyla ortaya çıkıp henüz nam salmadan acemi alıcılar peşinden koşup almayacağı için, replikanın replikasını yapmak daha mantıklı geliyor. Piyasa; VS taklidi, C taklidi, ZF taklidi gibi türlü karmakarışık ürünle dolup taştı. Üstelik bu replikanın replikaları arasında da bir rekabet var; hepsi kalite olarak farklı kademelere ayrılıyor ve çıkış fiyatları da bir o kadar çeşitli! Bu tür fabrikalar için replikanın replikasını üretmek daha hızlı; etiket ve kodları eksiksiz basıyorlar, işçilik idare eder düzeyde olunca iş bitiyor. Acemiler zaten o kadar ince eleyip sık dokumuyor; tanıtım metnine ve koda bakıp satın alıyor, üstelik ucuz olduğu için kar ettiğini sanıyor. Bu replikanın replikasını yapan fabrikalar, salt işçilik detayında asıl replikadan biraz geride kalması dışında, doğrusunu söylemek gerekirse diğer her açıdan asıl replikayı gerçekten tümüyle geride bırakıyor. Satış sonrası hizmet çok iyi; memnun kalmazsan iade-değişim serbest, tamir süreleri de çok berbat değil. Zaten ancak böyle olursa satıcıları elde tutup onlara muadil ürünlerini sattırabiliyorlar. Muadil ürün satmak aslında bayağı karlı; fiyatı asıl replikadan azıcık daha ucuza konuyor, kar yarı yarıya paylaşılıyor; bizim gibi satıcılar için bu gerçekten çok cazip. Bazıları 'yakalanınca bir daha o müşteriden iş çıkmaz' diyecek. Ama bilmediğiniz şu: asıl replikayı satıp da kalite sorunu çıktığında bu kadar zahmetli tamir süreçleri kullanıcıyı öyle bezdiriyor ki, o müşteriden zaten ikinci bir iş çıkmıyor. Çünkü alıcı genelde bunu satıcının kusuru sanır, sözde fabrikada bir sorun olduğunu düşünmez. Madem her halükarda tek seferlik bir iş, o tek işin karını olabildiğince yükseltmek daha iyi değil mi!!

Teslimat hızı da taklit fabrikaların muadil ürün doldurmasını kolaylaştıran bir başka sebep. Asıl replika tarafından örnek olarak VS'yi ele alayım: tanıtım görselleri bir sürü çeşit gösteriyor ama büyük çoğunluğu stokta yok. Piyasaya bir haftada ya da yarım ayda bir kez mal veriyorlar, birçok alıcı ise sipariş verince beklemek istemiyor. Beklemek istemeyince ister istemez hangi satıcıda stok var diye her yere soruyor; oysa çoğu zaman kime sorsa boş, sonuçta yine fabrikanın toplu sevkiyatını beklemek zorunda. Birçoğu da doğrudan muadil ürün satıyor; sen satmazsan başkası satar, sen bu parayı kapmazsan başkası kapar. Bu tür alıcılar sonunda yine muadil ürün almış oluyor; o zaman satıcı neden kendi cebiyle ters düşsün? Dürüst olan para kazanamıyor. Bir başka örnek Clean. Bu fabrika aslında ağırlıklı olarak ihracat siparişleriyle yola çıktı ve satışları hiç fena değildi; birçok yeni versiyon ürününü yurt dışına veriyorlardı. Sebebi çok basit: yurt dışına satınca ne dırdırcı müşteri var ne de satış sonrası derdi, para bir alınıyor ve mallar yüzlerce yüzlerce çıkıyor. Peki neden içerideki bir avuç perakendeciyle, bir avuç sıradan alıcıyla uğraşsınlar? Satış sonrası hizmete gelince, aklınıza gelebilecek sözde büyük fabrikaların hepsi birbirinden farksız, biri diğerini aratmıyor. Şu anki durum işlerini etkilemediği gibi satış sonrasıyla uğraşmalarına da gerek kalmıyor, ne kadar geciktirebilirlerse o kadar geciktiriyorlar; niye düzeltsinler ki? Suçu kendinde ara, madem sahte saat alıyorsun!

Fabrikaların bu yaptıklarını küçümsüyorum ama elimden bir şey gelmiyor, sadece dert yanabiliyorum. Kullanıcıların sorduğu tamir sorularına da her seferinde aynı yanıtı veriyoruz: fabrikanın satış sonrası hizmeti yok değil, sadece çok yavaş. Bunu açık açık söylüyoruz; ufak bir sorun çıktı diye gelip bize veryansın etmeyin. Aslında muadil ürün satma konusunda bazen tereddüde düşüyorum ama bir işi her gün kavgalar, engellemeler, 'aldım baktım muadil çıkmış' türünden çekişmelerle götürmenin de epey yorucu bir yaşam olduğunu düşününce... Bu sektörde on yıla yakındır varım; bazı arkadaşların, akrabaların iniş çıkışlarını gördükten sonra kendimin hala düzgün bir şekilde iş yapmaya devam ettiğimi fark ediyorum. Az mı çok mu kazandığımı bir yana bırakın, sonuçta hepsi müşterilerin bize verdiği birkaç lokma ekmek; umarım bu yılı da iyi bir şekilde atlatırız.

Şu sıralar piyasa gerçekten sıkı biçimde denetleniyor. Fabrikalar açısından bir iş ters gitti mi birkaç yılın karı uçup gidiyor; üstüne suçu üstlenecek birini bulmak, bir de ailelerine geçim parası ödemek gerekiyor. Örneğin daha önce GF'nin başı derde girdiğinde, işin gerçek sahibinden bir daha haber alınamadı; şimdi siz bu fabrikalardan nasıl gönül rahatlığıyla satış sonrası hizmet vermelerini bekliyorsunuz? Onlar için canlarını kurtarmak her şeyden önce geliyor. Şu an baskı hep bu fabrikaların üzerinde; kim demiş bir yılda, başkasının ömür boyu kazanacağından fazlasını kazanın diye? Risk ile kar arasındaki ilişkiyi, yetişkin insanlar olarak hepimizin gördüğüne eminim.


Anlayan anlar, anlamayan geçer gider. Replika saatleri de gözünüzde fazla büyütmeyin, özellikle bu sözde büyük fabrikaları; mesele işte 'insan para için ölür' hesabı. Saatte bir sorun çıkarsa, satıcıyla aktif iletişim kurup sürecin çözülmesini sabırla beklemeniz yeterli. Piyasadaki bu türlü olayları iyice kavradıktan sonra, replika saatlere dair kafanızdaki soru işaretleri de kaybolacaktır.
Umarım bu yazı size faydalı olur. İlerleyen dönemde daha fazla ayrıntılı sökme, canlı çekim inceleme ve gerçek-replika karşılaştırması paylaşacağız.

