Merhaba arkadaşlar. Saat bilgisini yaymaya, gerçek-replika karşılaştırmalarına, sökme ve inceleme değerlendirmelerine gönül vermiş biriyim; saat merakınız yolunda size rehberlik ediyor, bu yolda kaybolmamanıza yardımcı oluyorum. Pek çok saatsever sık sık şunu soruyor: TW Factory gerçekten bir Tayvan fabrikası mı? Daha mı iyi olur? Bu yazıda saatlerden bahsetmeyeceğim, sadece TW denen fabrikayı biraz anlatacağım. Çok eskiden TW'yi ilk duyduğumuzda, yanlış hatırlamıyorsam Cartier Tank ile başlamıştı, sonra Longines Master sekiz akrep-yelkovanlı modele kadar geldi. TW olayının o zamanki cazibesi gerçekten de Tayvan fabrikası kavramından geliyordu. Ama artık 2021 yılına geldik ve hâlâ pek çok kişi hayalperest bir biçimde replika saatlerin gerçekten Tayvan'da ya da Hong Kong'da üretildiğini sanıyor. Bunun sebebi, iç bölgelerdeki insanların kıyı bölgelerin sanayileşme yapısını hiç bilmemesi. Reform ve açılma döneminin ilk yıllarında pek çok terli-emek fabrikası aslında Hong Konglu ve Tayvanlı patronlar tarafından açılmıştı. Terli-emek fabrikası ne demek? Yatırım çekmek için açılan, bankaların sınırsızca kredi verdiği, Tayvanlı ve Hong Konglu iş insanlarını çekmek için kurulan fabrikalar. O dönemde işçilik ücretleri düşük, çalışma ortamı kötü, kirlilik yüksekti; plastik fabrikaları, kimya fabrikaları... İşçilerdeki türlü kanser ve akciğer hastalıkları hep o dönemin terli-emek fabrikalarının yansımasıydı. İç bölgelerin hızla sanayileşmesiyle Guangdong'daki bu tür fabrikalar artık neredeyse tamamen ortadan kalktı; eskisi gibi Tayvanlıların gelip yatırım yaptığı fabrikalar çok azaldı.
Ekonomi, teknik ve teknoloji söz konusu olduğunda biz Çin anakarası Tayvan'ı fersah fersah geride bırakırız. O zaman soruyorum: bir replika saati neden biz yapamayalım da ancak Tayvanlılar yapabilsin? Analiz yeteneği olmayan ya da 90'ların ekonomik patlama dalgasını yaşamamış pek çok iç bölge insanı hâlâ Hong Kong ile Tayvan'ı çok muhteşem sanıyor. Bazı fabrikalar da doğrudan dışarıya Tayvan fabrikası olduklarını ilan edip üstüne bir de TW etiketi yapıştırarak ortalığı bulandırıyor. Her ay kim bilir kaç Tayvanlı alıcı bize Tayvan'a nasıl gönderdiğimizi soruyor; buradan da anlaşılıyor ki Tayvanlı vatandaşlar replika saat almak isteyip de bulamıyorlar. Peki bu Tayvan fabrikası cazibesi nereden çıktı? Daha önce bazı yabancılar iş fırsatını görüp Guangzhou'ya gelmiş, iyi parça fabrikaları bulup onlara fason üretim yaptırmış, kendileri de biraz yatırım yapıp ürünleri geri götürmüş ya da yurt dışında dağıtmış. Guangzhou'daki fabrikalar da doğrudan 'Tayvan fabrikası üretimi' diye bir isim uydurup dikkat çekmiş; sonuç da göstermiş ki bu cazibenin getirisi bir hayli iyiymiş. Derken piyasada türlü türlü Tayvan/TW Factory ürünleri fışkırmaya başlamış; Cartier Tank, Ballon Bleu, Longines, Omega, Daytona... hepsinde TW Factory boy göstermiş. Söylemesek insan bu fabrikanın gerçekten bu kadar çok modeli kapsadığını sanacak. Aslında piyasadaki sözde ZF, V6, N Factory gibi fabrika isimleri hep kulaktan kulağa yayılan itibarla oluşmuştur; ortada patent falan yoktur, hepsi ağızdan ağıza dolaşarak, piyasanın kabul ettiği bir iki modelle satış kanalını açmıştır. Bu yüzden hangi modeller iyi giderse piyasada hemen N gibi taklitleri de çıkıverir. Biz toptancılar olarak elbette kimin taklit yaptığını, kimin orijinali aldığını biliriz. TW meselesine gelince, o iş çok karışık: hangi fabrika saat yapıp da ne isim koyacağını bilemezse hepsi birden TW diyor. Piyasadaki TW modelleri aynı fabrikadan çıkmıyor; ne idüğü belirsiz, kim TW ismini severse birkaç lazer etiketi alıp yapıştırarak ürün çıkarıyor. Biz içimizde bu işin böyle olduğunu biliriz, ama alıcılar hâlâ bir hayli hayalperest davranıyor işte. Üstelik internetin neredeyse tamamı reklam amaçlı gizli tanıtım yazısı; kim size bunları anlatır ki? Hepsi kandırmaca üzerine alışveriş; kandırmasan olmaz, kandırmamak aç kalmak demek, bu da pek çok satıcının suçu sayılmaz.

Şimdi şunu söyleyeyim: biraz teknikten anlayan ya da modifiye yeteneği olan hiçbir patron, adını TW koyacak kadar aptallık etmez; kimse başkasına gelin elbisesi dikmek istemez. Şöyle diyebilirim: adına TW denen hiçbir üründe kayda değer bir kalite olmaz. Aslında fabrikanın adı ne olursa olsun hiç önemi yok; yeter ki ürün sağlam olsun, doğal olarak alan çok olur. O zaman fabrikanızın adını Wu Yifan fabrikası koysanız bile fark etmez. Umarım alıcılar artık bu kadar saf olmaz. 'Filanca fabrika iyiymiş, arkadaşım filanca fabrika şöyleymiş böyleymiş' — böyle bir girişi görünce hemen anlıyorum ki karşımdaki Baidu'daki gizli tanıtım yazılarını okuyup gelmiş.
Umarım bu yazı size faydalı olur. İlerleyen günlerde daha çok detaylı sökme, gerçek çekim inceleme ve gerçek-replika karşılaştırması paylaşacağım.
Yorumlar
Yorum bırakın