Herkese merhaba. Saat bilgisini yaymaya, gerçek-replika karşılaştırmaları yapmaya, saatleri parçalarına ayırıp incelemeye tutkuyla bağlıyım; saat merakınızda yolunuzu kaybetmemeniz için rehberiniz olmak istiyorum. Bu incelemede sizinle Richard Mille'i paylaşacağım. Bu markaya “milyarderlerin giriş bileti” deniyor; sebebi saat yapım tekniğinin olağanüstü olması değil, özgün tasarımı ve yüksek teknolojili malzemeleriyle son derece dikkat çekici olması. Buna bir de pazarlama gücü eklenince, “saatlerin kralı” Patek Philippe'i kısa sürede geride bırakıp en pahalı saatin temsilcisi hâline gelmiş durumda. Bugün sizinle konuşacağı konu, replika dünyasında piyasaya sürülen ZF Factory Richard Mille RM35-02. Bakalım bu kadar karmaşık bir saat kusursuz şekilde kopyalanabilmiş mi!
Genelden başlayalım: kasa, kasa arkası ve kurma kolu tamamen karbon fiberden yapılmış, son derece hafif. Ayrıca desen işçiliği güzel olmuş, orijinaline yakın bir görünüm veriyor. Şu an piyasadaki diğer sürümlerde ise yalnızca kasa ya da üst-alt paneller karbon fiber; kurma kolunda karbon fiber kullanılmıyor. Bu modelde RM'nin orijinal NTPT karbon fiberi kullanılarak tamamı karbondan bir kasa yapılmış. NTPT karbonun bulut deseni ve dalga desenleri, ABD kasa ustalarının elle işlemesiyle bitirilmiş; bilekteki görünümü rakipsiz. 44*50 mm'lik ölçüsü çoğu insanın bileğine uygun. En yüksek sertlikteki safir cam malzemesi ve çift taraflı mavi kaplama işlemi kullanılmış. Genel görünüm daha sportif ve karmaşık bir çizgide.
Kasa kalınlığı diğer sürümlerden daha ince; özellikle kasanın yüzey kavisi çok başarılı yansıtılmış, kayışla birleşimi akıcı ve diğer sürümlere göre belirgin biçimde üstün.
Detaylara gelince: ön yüzdeki dişliler ve iskelet mekanizmanın işçiliği aslında oldukça özenli; piyasadaki diğer sürümlere kıyasla hafif bir üstünlüğü var diyebilirim.
Arka yüzdeki mekanizmaya bakınca, arkadaki otomatik rotorun işçiliği epey iyi; şeffaf kasa arkasındaki vidalarda gözle görülür bir kusur yok. Mekanizmada Seiko NH05 temel alınarak özel olarak modifiye edilmiş RM.RMUL3 mekanizması kullanılmış. Saat işaretini ayarlarken saat ve dakika çarkları birlikte dönüyor; görünüm orijinaline daha yakın.
İddialı fıçı tipi görünümüyle klasik ve şık. Kadran yüzeyi işçiliği ve dişli yapısı orijinaliyle birebir aynı; üzerindeki İngilizce harf kazımaları da orijinaliyle tamamen aynı ve işçiliği son derece güzel. Akrep ve yelkovanın işleme, cilalama işçiliği de orijinaliyle birebir aynı.
Kayış doğal kauçuktan yapılmış; hafif ve konforlu. Toka ise titanyum. ZF Richard 035'in camı, kurma kolundaki kauçuk conta, kauçuk kayış ve titanyum toka orijinaliyle birebir uyumlu şekilde kullanılabiliyor.
Artıları anlattıktan sonra sıra kusurlarda. Teknik kısıtlar ve maliyet nedeniyle ok işaretinin gösterdiği tourbillon dönmüyor; orijinal saat çalışırken bu bölümün hareket etmesi gerekir, ancak ZF sürümünde bu kısım dönmüyor. Yine de bu markayı özellikle gece hayatında takanların 10'da 9'u replika takıyor; dolayısıyla dönüp dönmemesi çok da önemli değil aslında. Ne de olsa saf birkaç kişiyi ya da birkaç genç hanımı etkilemeye bu saat fazlasıyla yeter. Öte yandan bu mekanizma dakika ve saat çarklarının dönmesini sağlayabiliyor; bu da bir ilerleme sayılır!
Özet: ZF Richard Mille RM35-02'de iskelet kısmındaki 3 dişli, akreple birlikte hareket edip dönebiliyor; şu an bunu yalnızca ZF başarabiliyor ve bu harika bir nokta. ZF Factory Richard Mille RM35-02, o küçük kusuru dışında gerçekten almaya değer bir Richard. Çünkü Richard Mille zenginlere iş yapıyor; tasarım olarak zor olmayanı yapmıyor, basit olanı ise beğenmiyor. Yani bunu takıp bir gece kulübüne gittiğinizde artık siz de bir “Bay Zhao”sunuz. ZF Factory Bu sefer piyasaya sürülen sürüm, görünüm ve detay açısından önceki tüm sürümleri her yönüyle geride bırakmış. Milyonluk orijinaliyle arada hâlâ mesafe olsa da, merak gidermek için fazlasıyla yeterli. Yazıyı sonuna kadar okuduysanız, bu yazının size yardımcı olmasını umuyorum.








Yorumlar
Yorum bırakın