Rolex

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış?

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 1. fotoğraf

Herkese merhaba. Saat bilgisini yaygınlaştırmaya, gerçek-replika karşılaştırmalarına ve söküm incelemelerine gönül vermiş biriyim; saat merakınızda size yol gösterip yolunuzu kaybetmemenizi sağlıyorum. Yine bir Daytona karşılaştırması… Piyasa artık öyle rekabetçi ve öyle tekdüze hale geldi ki bu yazıyı aslında yapmak istemiyordum. Sonra düşündüm; daha önce bir arkadaşım orijinal bir örnek getirip karşılaştırmıştık, elimde birkaç fotoğraf kalmıştı. O halde değerli metal Daytona'da gerçek ile replika arasındaki farkları objektif biçimde değerlendireyim dedim. Doğrusu 4130 Daytona karşılaştırması yazmayı artık pek istemiyorum; fabrikaların tanıtım metinleri ve karşılaştırmalı reklam yazıları da almış başını gitti. Bir fabrika bir övünüyor, diğeri daha da abartılı bir reklam yazısı hazırlatıp bayilerine dağıttırıyor; ortalık tam bir gölge oyununa dönüyor, tüketici de gün boyu bu yazıların dedikodusuyla besleniyor. Oysa bunların hepsi fabrikaların oyunu; bugünün fabrikaları görünürde ürün rekabetini yükseltiyor gibi yapıyor, işin aslı ise durmadan para kazanmak, satış sonrası desteği ise hiç sorma. Yazının sonunda birkaç orijinal Yu Wenle Daytona paylaşacağım; umarım herkes 'sahte saat' konusunda mantıklı bir bakış açısı kazanır ve geleneksel İsviçre işçiliğine biraz daha saygı duyar.

Kadran yüzeyi konusunda ben bir yargıya varmıyorum, size gösteriyorum; hangisi göze daha hoş geliyor, hangisi orijinaline daha yakın, siz hissedin (yazının ilerleyen kısmında orijinali de koyacağım). Clean'ın kadran yüzeyi daha çok şampanya hissi veriyor, BT Factory ise hafifçe limon sarısına kayıyor; yani azıcık yeşile çalan bir his var. Bu, herkesin farklı dönemlere ait orijinalleri referans almasından mı kaynaklanıyor, yoksa renk doygunluğunda gerçekten bir fark mı var? Fabrikaların tanıtım metinlerinde ikisi de kadran yüzeyini çok fazla anlatmamış; her neyse, Clean'nin PVD kaplaması için özel bir açıklama var, gerçek PVD işlemi kullandığını belirtiyor. PVD kaplamanın ne olduğunu ayrı bir yazıda ele almıştım, oraya göz atabilirsiniz. Altın rengin doygunluğuna gelince, ikisi de fena değil; N Factory'ün o abartılı altın renginden çok daha güzel! N Factory dönemi 4130'un kaplaması ise resmen berbat denecek kadar kötüydü; takmak bir yana, öylece dursa bile rengi solardı.

Altın renk konusunda birçok eski müşterimiz bize soruyor: bunu alırken kaplama altın yaptırayım mı diye. Burada hepinize şunu söyleyeyim: altın renkli bir Daytona almayı düşünüyorsanız —tabii ki sadece Yu Wenle modeliyle sınırlı değil, özellikle şimdiki yeni sürüm Clean veya BT Factory ürünlerini alacaksanız— kişisel tavsiyem kaplama altın yaptırmamanız. Kaplama altının tek faydası rengin kalıcılığını artırmasıdır, ama kaplama altın da sonsuza kadar renk atmaz. Kaplama altın ile som altın arasındaki farkı başka yazılarda anlatmıştık, burada tekrar girmiyorum. Dezavantajları ise epey fazla: öncelikle kaplama, saatin toplam kalınlığını 2 mm kadar artırır; bu kalınlık görsel olarak fark yaratmaz belki, ama tokanın açılıp kapanması gibi el hissini kesinlikle etkiler, ne de olsa kalınlaşmıştır; eskiden akıcı olan his ağırlaşıp yapışkanlaşır. Ayrıca aslında net fırçalanmış çizgilere sahip yerlerde kalınlaşma yüzünden fırçalamanın katmanlı derinliği azalır. Madem bu bütçeniz var, bir iki yıl takıp gerektiğinde yaptırmak dururken neden hemen yaptırasınız? Bu iki fabrikanın kadranındaki hafif renk farkına gelince; ikisine ayrı ayrı bakınca bir fark hissetmiyorsanız, bu fark ancak birebir yan yana karşılaştırmada ortaya çıkar.

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 2. fotoğraf

Fiyat tarafına dönelim. İki fabrika arasında fark var; aradaki fiyat farkı 200 civarında, Clean biraz daha pahalı. Şimdi detaylara bakmaya devam edelim:

Kadran yüzeyi vesaire aslında tamamen farksız denebilir; yine de karşılaştırınca görülebilen tek fark, kadranın renk sıcaklığı.

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 3. fotoğraf
Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 4. fotoğraf

Renk sıcaklığı açısından, ister kadran ister akrep ve yelkovan olsun, Clean'ın altın rengi BT'ninkinden biraz daha 'koyu ve ağır' duruyor.

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 5. fotoğraf

Eskiden N Factory ürünlerinde sık sık eleştirilen akrep ve yelkovan inceliği, bu iki fabrikanın ürünlerinde de büyük ölçüde iyileşmiş; mantar başı gibi detaylar da çok güzel düzeltilmiş.

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 6. fotoğraf

Saat işaretleri tarafında da aşağı yukarı başa baş diyebiliriz; biri bezel işiyle nam salmış bir fabrika, diğeri kendi geliştirdiği mekanizmalarda geniş tecrübeye sahip bir fabrika; her hâlükârda büyüteç altında pek bir fark görülmüyor.

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 7. fotoğraf
Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 8. fotoğraf

Değerli metal damgalarının detaylarına gelince, burada birinin diğerinden farkı yok, kırk satır mı kırk katır mı; ne de olsa maliyet bu kadar, makine hassasiyeti bu kadar, büyütünce ikisi de birbirine benziyor. Bu uç noktaları sürekli orijinalle karşılaştırmaya bayılan arkadaşlar bakmasa da olur.

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 9. fotoğraf
Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 10. fotoğraf
Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 11. fotoğraf
Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 12. fotoğraf

Toka tarafında Clean'ın tokasının renginin azıcık daha koyu olduğu belli oluyor; ama açıkçası bence bunun önemi yok, çünkü ne de olsa kaplama işlemi birkaç ay yarım yıl kullanımdan sonra zaten birbirine benzer hale gelir. Bence yine de renk kalıcılığına önem vermek daha gerçekçi. Birkaç yüz lira daha fazla verip biraz daha güvenli hissedeceksen Clean'i al. Kalite açısından iki fabrika arasında gerçekten niteliksel bir fark hissetmiyorum; şu an en agresif reklam ve tanıtım metinlerini BT yapıyor, dolayısıyla BT'nin peşinden koşup alan da doğal olarak daha çok. Hangisini alacağınıza kendiniz karar verin; birçok kişinin zaten içinde bir cevabı var, sonra gelip bir de bizden tavsiye istiyorlar, bunun bir anlamı kalmıyor.

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 13. fotoğraf
Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 14. fotoğraf

Şimdi daha önce çekip saklamış olduğum orijinal Yu Wenle fotoğraflarını koyuyorum. Aslında saat almak borsa oynamak gibidir; böyle değer kazanacağını bilse kim stok yapmaz ki? Şu an biraz gerilemiş olsa bile, fiyatı elden çıkarıldığı zamana göre hâlâ elli altmış bin daha yukarıda. Çekim ortamı ve ışık farklı olduğundan renk sıcaklığında elbette biraz sapma olur, ama orijinalin altın doygunluğunun göze son derece hoş geldiği inkâr edilemez. Eskiden N Factory'ın o rahatsız edici rengini bir kenara bırakın; şimdi bu iki fabrika metal renk uyumunda gerçekten çok ama çok emek harcamış.

Kadranın mutlak renk doğruluğu açısından, Clean sanki BT'den orijinalin şampanya rengine daha yakın gibi? Kadran ve kasa rengi birlikte ele alındığında ise Clean'in bütünlük hissi azıcık daha güçlü gibi? Bu fark gerçekten çok ama çok küçük…

Aslında asıl mesele detayları orijinalle karşılaştırmak. Örneğin toka özelinde, fırçalanmış ve cilalı yüzeylerin geçişleri son derece net, tokanın yuvarlatılmış köşe kesimi takdire değer. İki fabrika da AR kayış kullandığını iddia ediyor; bence replika bir saat için bu, geçer not almaya fazlasıyla yeter.

Orijinalin iç toka parçalarının tüm detayları için tek kelime var: 'derli toplu'. Bu bölgede replikanın fotoğrafını çekmiyorum; karşılaştırma olmayınca üzülmek de olmaz. İçeride gördüğünüz yüksek dayanımlı metal yay levhası neden altın renginde değil? Çünkü değerli metaller kolay yorulur; Rolex bu noktada K altın yerine geleneksel yüksek dayanımlı çelik kullanmış, böylece tokanın on yıldan fazla ömrü garanti altına alınmış. İşte buna detay denir!

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 15. fotoğraf

İster televizyonda ister sosyal medyada olsun, saatle ilgilenen birçok kişinin loupe ile saatin içindeki şeylere bakmaya bayıldığını görürüz; işte aşağıdaki fotoğraftaki gibi şeylere bakarlar; bu değerli metal damgalarına, değerli metal taç işaretine bakarlar. Fotoğrafı 50 kattan fazla büyüttüm, doku detayları hâlâ ürkütücü derecede net. 50X ortamda replikanın damgası bir avuç boktan ibarettir. Bunu replikaya sövmek için söylemiyorum; replika ile orijinal mutlak koşullarda kesinlikle bir tutulamaz. Bazı acayip müşteriler bir düşük zekâlı soru sormaya bayılıyor: 'Bu saatleri bir uzmana gösterirsen gerçek mi sahte mi anlar mı?' Sana ters bir soru sormak istiyorum: replika saat aldığın hâlde onu takıp hava atmak yerine, sahte olduğunu bile bile başkasının anlayıp anlamayacağını doğrulamaya çalışmak da salaklık değil de ne? Değerli metal damgası konusunda Clean da bugünkü fiyat seviyesinde orijinalin inceliğine ulaşamadığını kabul ediyor; bu takdire değer.

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 16. fotoğraf
Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 17. fotoğraf

Bu taç işaretinin 50X altındaki detayına muhteşem denmez de ne denir?

Yu Wenle Rolex Daytona: Clean ve BT Factory karşılaştırması, hangi replika daha iyi yapılmış? — 18. fotoğraf

Aslında bu tür değerli metal saatler, ya da piyasa fiyatı 200 binin üzerindeki saatler bence şöyle bir kesime hitap eder: zaten belli bir alım gücü olan, aynı modelin ya da aynı serinin gerçeğine de sahip olup gündelik hayatta oynamak için replikasını takan, önemli anlarda ise gerçeğini takıp dışarı çıkan kişilere. Böylece gerçek saat değerini korur, replika da bir yedek olur; KTV'de bile kaybetsen bir yıl boyunca içine dert etmezsin. Burada cesurca söyleyeyim: replika Daytona almaya hazırlanan kesimin yüzde 70'i gerçek Daytona'ya hiç dokunmamış bile, gün boyu internetteki sözde replika yazılarına bakıp hayal kuruyor, ne acı… Artık hava atmanın seviyesi de sürekli düşüyor…

İçimden geçenler: Aslında ekonominin daraldığı bu son iki yılda dünya gerçekten çok değişti. Eskiden alım gücü olan, saati gerçekten seven patronlar, büyük müşteriler bu savaşta kan kaybede kaybede bitkin düştü. Şimdilerde saat alanları görünce ben bile hayrete düşüyorum; her biri bir garip tip. Elinde birkaç on binlik sabit gelir olan biri gelip 'Submariner mı daha iyi yoksa Daytona mı daha iyi?' diye soruyor. Tanrım, bu zaten insanın kendi taşıyabileceği şeyden yola çıkarak verilecek bir karar; birkaç yüz bin ile on bin aynı sınıftan insanlar mı? Birkaç yüz binlik saati takıp dışarı çıkınca sana inanan olur mu ki… Bir de bazıları soruyor, neden bazı Daytona'ların dört köşesinde desen var bazılarında yok diye; değerli metal işaretinin ne olduğunu bile bilmeden Daytona'ya soyunuyor… Zaten alışveriş için gelmeyen bir sürü insan var. Daha geçen gün biri çıkıp '2018'de senden indirimli 1800'e bir Submariner almıştım, şimdi ücretsiz tamir istiyorum' dedi. Ben de o an 'çok uzun zamandır ücretsiz tamir yok' dedim; müşteri 'ücretsiz garanti değil miydi?' diye karşılık verdi. Müşteri hizmetleri gülsün mü ağlasın mı bilemedi, 'Beyefendi, bir Ferrari alsanız ömür boyu garanti yok, kaldı ki bin küsur liralık bir şey' dedi. Bu söz gerçekten bu insanların gururunu bu kadar incitiyor mu? Hemen bir sürü küfür yağdırdı, engelledim…

Ah, şimdi replika saat alan insanların seviyesi… Bu insanlarda temel piyasa ekonomisi kuralı diye bir şey yok mu? Senden birkaç yüz lira kazanacağım diye ömür boyu garanti mi olur? Bir de replika saat alıp 'bunu on yıl takabilir miyim?' diye soranlar var, onları hiç söylemek istemiyorum. Hep bin, iki bin lira harcayıp sanki birkaç yüz bin harcamış gibi hizmetin tadını çıkaracaklarını sanıyorlar; replika bir saate bu kadar yatırım yapmak fazla değil mi?

Bu işe yeni girdiğim gençlik yıllarımı hatırlıyorum; o zaman dağa bakınca dağ, suya bakınca su görürdüm. Bu işi satmak işte, ne de olsa bir tane satabilirsen kârdır, para kazandırsın yeter, ne sektörü olursa olsun, ne de olsa insanlığa zarar veren bir iş değil derdim. İşin içinde biraz oturup olgunlaşınca, dağa baktığımda dağ değil, suya baktığımda su değil gibi geldi; kendimce büyüyüp güçlenebileceğimi sandım; fabrikaların bazı ürünleri sürekli kalite ve itibar olarak geliştirdiğini görünce, bir ara arkadaşlarımla kaynak toplayıp 'fabrika' kurmayı bile düşündüm; bu sektörü derinlemesine kazarsam büyük işler başarabileceğime inanıyordum. Sonra politika, risk gibi sorunlar yüzünden bu planı rafa kaldırdım. Daha sonra fabrikaların işi savsaklaması, tamir kabul etmemesi, 'günü kurtar, para kazanabildiğin gün kazan' anlayışı beni yine başladığım noktaya döndürdü; meğer dağ yine dağmış, su yine suymuş. Bu his, son iki yılda ülke çapında ticaret yapan insanların neredeyse yüzde yetmişini paramparça etti. Birçok şeyin umudu kalmayınca, sadece hayatta kalmak için çalışmaya devam ediyoruz. İşte son zamanlarda bu tür özgün yazılar yazmayı anlamsız bulmamın sebebi tam da bu: fabrika bir tanıtım metni yayınlıyor, başka bir fabrika daha da iddialı bir metin yayınlıyor, ürün çıkıyor sorunlu çıkıyor, fabrika 'satış sonrası şimdilik kapalı' diyor, müşteri kaçıyor, sonra yeni müşteri baştan aynı süreci yaşıyor. Söyle bakalım, bu sektör böyle giderse daha ne kadar dayanabilir? Bilmiyorum. Şimdiye kadar sadece kendi imkânlarım ve biraz vicdanımla satış sonrası desteği sürdürüp bir şeyler satmaya devam edebiliyorum; ne çare ki evler bu kadar pahalıyken ve hava atmak artık bir zorunluluk hâline gelmişken, bu sektör sanki bir

kırkayak gibi: hep bir ardıl bulunur.

Umarım bu yazı size faydalı olur. İlerleyen zamanlarda daha fazla detaylı söküm, gerçek çekim inceleme ve gerçek-replika karşılaştırması paylaşacağız.

Yorumlar

  1. Bu yazıya henüz yorum yapılmadı.

Yorum bırakın