VS'nin Seamaster 150M serisini yeniden üretmesi artık oldukça olgunlaşmış durumda ve gerçekten alınmaya değer bir replika saat! VS Seamaster 150 teak koyu mavi model (yatay teak kadran çapı 41 milimetre, dikey teak kadran çapı 41,5 milimetre) replika saat, özenli bir işlemenin ardından mükemmel bir görünüm sunuyor. Özellikle ince işçilikli bezel, paslanmaz çeliğin sade güzelliğini ortaya koyuyor. Kadran ise özgün ve serbest bir tasarıma sahip. VS Factory saat ustaları inceleyip yeniden ürettikten sonra, saatin tümü orijinaliyle boy ölçüşecek bir parıltı yayıyor!
El hissi orijinaline oldukça benziyor! Bunun tümü, kullanılan üretim malzemesinin seçiminden kaynaklanıyor. Resmi orijinaliyle aynı şekilde VS Factory da 316 paslanmaz çelik kullanmış. Şunu söyleyebilirim ki VS Factory artık Omega Seamaster serisinin yeniden üretiminde oldukça olgunlaşmış durumda. Kasanın yan yüzeyi mat işleme ile, bezel ise pürüzsüz bir şekilde işlenmiş ve kavisi doğal. Kayışa bağlanan kulaklar, mat ve cilalı olmak üzere iki işleme tekniğiyle üretilmiş, kavisi dengeli ve saat gövdesini hantal göstermiyor. Bu da el hissini ve dokusunu orijinaline oldukça yakın kılıyor. Şunu söyleyebilirim ki VS Factory replikası gerçekten oldukça başarılı!

Kadran üzerindeki saat işaretleri dıştan içe doğru sırasıyla altmış dakikalık beyaz göstergeler (3, 6, 9 ve 12 konumlarında zarif ve parlak mavi rakamlar) ile on iki saatlik saat göstergelerinden oluşuyor ve bu ikili son derece çekici duruyor! Saat işaretleri ne Arap rakamı ne de Roma rakamı; bunun yerine özgün ters üçgenler kullanılmış ve lume özelliği eklenmiş. Altı konumunda ise bu saatin kullanışlılığını artıran bir tarih penceresi yer alıyor. Çift taraflı yansıma önleyici işlem görmüş, kubbe biçimli ve çizilmeye dayanıklı safir cam, bu özgün kadran için kapsamlı bir koruma sağlıyor. Zarif görünümü sayesinde bu saat hem seçkin ve sade hem de karakterli duruyor. Üç boyutlu olarak yerleştirilmiş saat işaretleri ve LOGO da oldukça başarılı bir şekilde yeniden üretilmiş; sağlam, sade ve özgün simetrik tasarımı sayesinde saat bir bütün olarak dengeli bir güzellik sunuyor.


Yandan bakıldığında tokanın fırçalanmış ve cilalı işlemeden geçtiği, katmanlı bir görünüme sahip olduğu net bir şekilde görülüyor. Sağ taraftaki vidalı kurma kolu, resmi orijinaliyle aynı şekilde iki farklı işleme tekniğiyle üretilmiş: kurma kolunun ön yüzü mat, ön yüzdeki logo ve yan yüzü ise cilalı işleme ile yapılmış. Bu da saatin ne kadar ince bir tasarıma sahip olduğunu gösteriyor. Kurma kolunu çevirmenin el hissi mükemmel; başka hiçbir üreticinin ulaşamayacağı ve boy ölçüşemeyeceği bir seviyede!

Yalnızca görünüm değil, aynı zamanda darbe emici konumu, hatta zaman ayarlama işlevi de birebir aynı (kurma kolu gevşetildikten sonra saat yönünde çevrilerek elle kurulum yapılır; ikinci kademeye çekildiğinde bağımsız olarak akrep ayarlanarak tarih ayarlanır; üçüncü kademeye çekildiğinde ise saat, dakika ve saniye ayarlanır, bu sırada yelkovan durur. İşlevler orijinaliyle aynıdır.)
Kasa arkasının çevresindeki paslanmaz çelik, cilalı işleme sayesinde son derece parlak. Bu da mekanizmanın ince detaylarını gözler önüne seriyor! Bugünlerde piyasada birçok kişi VS'nin 8900 mekanizmasının entegre bir replika mekanizma olduğunu söylüyor. Aslında bu ifade yanlış! VS Factory Omega Seamaster 150 metre teak serisindeki bu 8900 mekanizması için fazla kafa yormanıza gerek yok; hepsi VS'nin kendi ürettiği 8500 mekanizmasını kullanıyor, yalnızca rotor üzerindeki kazıma farklı. Omega Seamaster serisinin 8400, 8500, 8507, 8508 ve GMT işlevine sahip 8605 mekanizmalarının hepsi 8500 temel mekanizmasından türetilmiştir ve bu da VS'nin bu 8500 entegre mekanizmasının özelliğidir. Değerleri ayarlamak için bir düzenleme kolu kullanılmış olsa da fark yalnızca bundan ibaret. Ayrıca bu saatin kasa arkası kenarında fırçalanmış işleme kullanılmış; daha önce hep taşlama işlemesi kullanılıyordu.

Genel olarak bu VS Seamaster 150 teak koyu mavi model, gerçekten alınmaya değer bir replika saat. El hissi orijinaline oldukça benziyor, çok yüksek bir benzerlik oranına uygun bir fiyat eşlik ediyor! Son derece yüksek fiyat-performans oranıyla, sosyal mesafeden hiç endişe etmenize gerek yok; uzman kişiler bile ancak eline aldıktan sonra veya mekanizmadan dikkatli bir karşılaştırma yaparak ayırt edebilir! İki bin küsur liralık bir şey ne kadar güzel yapılırsa yapılsın, kırk bin küsur liralık bir sanat eseriyle arasında yine de fark vardır. İşçilik kalitesi açısından yine de gerçekten alınmaya değer!

Yorumlar
Yorum bırakın