2018 Haziran sonunda VS, kilometre taşı niteliğindeki 1:1 Omega mekanizmasını taşıyan ilk modeli "Spectre 007" olarak piyasaya sürdü ve bugün tam bir yıl doldu. Bugün bu mekanizmanın evrim sürecini yeniden ele alacak.
Öncelikle VS Factory'ın 8500 mekanizmayı taşıyan ilk model "Spectre 007"yi çıkardığı zamanki tanıtım metnine bakalım:
1. Kendi geliştirdiği entegre mekanizma; artık sahte köprü değil. Her vida ve taş gerçek işleve sahip, artık süs amaçlı yapıştırma parçalar değil.
2. Akrep hızlı ayarlanabiliyor, saat ayarında saniye durabiliyor; işlevler orijinaliyle aynı.
3. Balans konumu ve boyutu, siyah balans orijinaliyle tamamen aynı; siyah vidalar, gerçek işlevli nivachoc darbe emici, dış görünüm detayları büyük ölçüde birebir.
4. Çift zemberek kutusu, çift yönlü kurulum (piyasada tek). Mekanizma stabil; sevkiyattan önce 7 gün boyunca kesintisiz bilek hareketi simülasyon testi yapılıyor.
Omega, ülkemizde çok sevilen bir kol saati markası ve birçok replika üreticisinin kıyasıya yarıştığı bir marka. Basit kasa taklidinden mekanizma görünümüne önem vermeye kadar, farklı dönemlerde farklı üreticilerin ortaya koyduğu nesil değiştirme tarihi, tıpkı insanlığın evrim teorisi gibi gitgide daha güçlü ve daha ince işçilikli hale geliyor.

Size Omega replikalarının farklı dönemlerde kullandığı mekanizmaları, yani Omega replika kol saatlerinin mekanizma evrim teorisini toparlayacağım. Herkesin yakından tanıdığı Omega Seamaster Planet Ocean üzerinden anlatalım.
Birinci aşama: Seagull yerli mekanizma dönemi
Yıllar önce, eğer tam tarihi ille de merak ediyorsanız, yaklaşık bir zaman verelim: aşağı yukarı 2011 öncesi. O dönem replika sektörü hâlâ basit kasa taklidi seviyesindeydi; mekanizma da tamamen açıktaydı, hatta bazılarında otomatik rotorun üzerine logo bile basılmıyordu. Kapalı arkalılar neyse ne, ama şeffaf arkalılarda gerçekten bir bakışta sahte olduğu belliydi; şöyle bir göz atınca orijinal olmadığı anlaşılan cinsten.

İşte bu şekilde, biraz sırıtıyordu ama nihayetinde yıllar öncesinin ürünü.

Bu, Watch House sitesindeki bir alıcı paylaşımı. Kıyaslama olmadan acı olmaz; kıyaslayınca sanki üzerinde giysi yokmuş gibi ortada kalıyor.

İkinci aşama: Citizen 8215 mekanizma, sahte köprü
Zaman aşağı yukarı 2012 civarı. Sonunda bir üretici, mekanizmanın böyle çıplak kalmasının çok çirkin göründüğünü düşündü. Böylece Citizen 8215 mekanizma ve sahte köprü çıkardı. O dönemde bu, gerek Planet Ocean için gerekse replika sektörü için kilometre taşı niteliğinde bir ilerlemeydi; mekanizmanın dış görünümü orijinal mekanizmaya çok daha fazla benzer hale geldi.

İkinci aşamanın ürünlerinde hâlâ var olan sorunlar da oldukça belliydi, örneğin:
1. Citizen 8215 mekanizmasının frekansı düşük olduğu için, saniye yelkovanı ilerlerken bir sarsıla sarsıla gittiği çok net görülüyordu.
2. Kol sallanınca saatin saniye yelkovanında duraklama veya saniye kayması yaşanıyordu.
3. Saat ayarlanırken saniye yelkovanı yine ilerlemeye devam ediyor, durmuyordu.
4. Mekanizmanın balansı orijinaline göre bariz şekilde küçüktü ve konumu da yanlıştı.
5. Sahte köprü üzerindeki taşlar ve vidalar yapıştırıcıyla tutturulmuş ya da yapıştırılmıştı; birkaç ay kullanıldıktan sonra parçalar kolayca düşüyor, hatta mekanizmayı bozacak duruma geliyordu…
Üçüncü aşama: Hangzhou 6770 mekanizma + sahte köprü ve yerli 2836 mekanizma + sahte köprü
Citizen 8215 mekanizma ve sahte köprü beş altı yıl satıldıktan sonra, bu yıl yani 2018'de bazı üreticiler iki yeni mekanizma çıkardı: biri Hangzhou 6770 mekanizma + sahte köprü, diğeri yerli 2836 mekanizma + sahte köprü.
Bu, bu yıl piyasaya yeni sürülen, Hangzhou 6770 mekanizma + sahte köprü kullanan bir ürün. Bu mekanizmayla, önceki Citizen 8215 mekanizmadaki saniye sarsıntısı ve saniyenin durmaması sorunları önlenebiliyor. Sıradan bir mekanizma + sahte köprü olduğu için mekanizmanın işlevleri hâlâ orijinalinden farklı. Akrep hızlı ayarlanamıyor. İlk başta siyah balans sandım ama mekanizmayı durdurunca balansın hâlâ çelik renginde olduğunu ve bariz şekilde küçük olduğunu gördüm. Diğer sorunlar da yukarıdaki Citizen versiyonuyla aşağı yukarı aynı.

Bu da 2018'de piyasaya yeni sürülen bir ürün. Piyasada iyi yapılmış Seamaster serisi ve Planet Ocean boşluğu olduğu için, birçok üretici üşüşerek bunu yapmaya başladı. Rekabet iyi bir şey; ancak böyle yenilik çıkar. Yerli 2836 mekanizma + sahte köprü kullanan bu versiyonun mekanizması da yerli sıradan bir mekanizma; tıpkı yukarıdaki Hangzhou mekanizması gibi, işlevleri de aynı şekilde orijinaline uymuyor, akrep hızlı ayarlanamıyor. Balans yine küçük, balans konumu da yanlış.

Bu yerli 2836 mekanizma + sahte köprü versiyonunun, önceki sahte köprü versiyonlarına göre bir artısı var: balansın rengini siyaha boyamışlar. Yepyeni yerli mekanizmanın çalışmasında sorun yok, ama yerli mekanizma söküp takmaya dayanmıyor; basit bir söküp takma işleminde bile mekanizmanın dengesi ve salınım genliği değişiyor. Mekanizmanın zembereği ve balansı, mekanizma fabrikası tarafından hassas biçimde hesaplanmıştır; balansı doğrudan söküp siyaha boyayıp tekrar takmak, siyah balans görünümü kazandırsa da mekanizmanın çalışma hassasiyeti ve stabilitesi düşer.
Nihai versiyon: VS Factory yepyeni 8500 mekanizma, entegre mekanizma, artık sahte köprü değil
Yakında piyasaya çıkacak nihai versiyon. "Nihai versiyon" demek yüzümüzü kızartır mı? Şöyle bir düşündüm; bu VS versiyonu için nihai demek yüzümüzü kızartmaz. Şu birkaç nedenle:
1. VS'nin yepyeni 8500 mekanizması, önceden piyasadaki versiyonlarda görülen eksiklikleri ve sorunları çözdü.
2. Gerçek anlamda entegre mekanizma; artık sahte köprü takılmıyor. VS mekanizmasında görülen her vida ve taş gerçek işleve sahip, artık sahte köprü üzerindeki o süs plastik parçalar değil.
3. Mekanizmanın işlevleri orijinaliyle tamamen aynı, akrep hızlı ayarlanabiliyor.
4. Balans konumu ve balans boyutu orijinaliyle tamamen aynı.
5. Otomatik rotor çift yönlü kurulum yapıyor, kurulum verimi daha yüksek; güç yetersizliğinden kaynaklanan takılıp durmaları büyük ölçüde önlüyor.

Tüm 8500 evrim tarihini özetledim, şema halinde şöyle:

Piyasadaki sahte köprü ile VS entegre mekanizmanın artıları ve eksileri
Bazıları soruyor: Sahte köprüdeki vida ve taş parçalarının neden bu kadar kolay düştüğünü anlamıyorum. Sahte köprünün bir fotoğrafını çekip gösterelim, o zaman anlaşılır. Sahte köprünün üzerine yapıştırıcıyla birçok sahte vida ve taş rulman yapıştırılmış; yapıştırıcı işlevini yitirince küçük parçalar ayrılıp mekanizmanın içine düşüyor ve arızaya, hatta mekanizmanın bozulmasına yol açıyor.

Uzun uzun anlattığım mekanizma balansı farkını sizin için toparlayayım, aşağıdaki görseldeki gibi.


Bir de Watch House'tan orijinal mekanizma fotoğrafı ekleyelim; balansın boyutunu ve dışarıdan görünüp görünemeyeceğini çok net biçimde görebilir, farkın ne kadar bariz olduğunu anlayabilirsiniz.

Yukarıda saydığım bu birkaç noktayla, gerek dış görünüm gerek içteki mekanizma işlevleri gerekse mekanizma stabilitesi açısından, daha önce piyasaya çıkan Seamaster, Planet Ocean gibi ürünlerle arasında çığır açıcı bir fark var.

VS Panerai ile tanışmış meraklılar bilir, VS'nin kasa ve parçalar konusundaki standartları çok yüksektir, işini çok özenli yapar. Ayrıca VS'nin ürettiği mekanizmaların çalışma hassasiyeti ve stabilitesi de çok iyi bir üne sahiptir. Üstelik VS ürünlerinin fiyat-performansı çok yüksektir; piyasadaki versiyonlarla aşağı yukarı aynı parayı harcayarak, orijinaliyle aynı işlevlere, dış görünüm detaylarına ve en üst düzey işçiliğe sahip bir kol saati alabilirsiniz.
Bu kadar okuduktan sonra, gelin 8500 entegre mekanizmayı taşıyan ilk model VS Spectre 007'nin nasıl olduğuna hemen bakalım

Bu özel saat, dünya çapında 7.007 adetle sınırlı olarak satışa sunulacak; bu sayının ne anlama geldiği ise açık. Paslanmaz çelik kasa ve siyah kadranın oluşturduğu sade, pürüzsüz ve şık görünüm son derece çekici. Siyah cilalı seramikten yapılmış çift yönlü dönen dalış bezeli ve Liquidmetal alaşımından 12 saatlik işaretlerle donatılmış; dünyanın herhangi bir ülkesinde saat göstergesini ayarlamayı kolaylaştırıyor ve bu yönüyle sık seyahat edenler için oldukça uygun.
Saatin diğer özellikleri de son derece dikkat çekici ve özel. Kadranda 'lolipop' tipi merkezi saniye ibresi yer alıyor; kayış ise siyah-gri 5 şeritli Omega NATO askeri kayışı, ki buna James Bond NATO kayışı da deniyor. Kayış tokasının üzerine ise '007' amblemi işlenmiş.

Şunu da belirtmek gerekir: Bu 'NATO' kumaş kayış, bu Spectre modelinin dokusu açısından son derece kritik. Bu yüzden VS de bu 'NATO' kumaş kayışa büyük önem verdi; ister kumaşın malzemesi olsun, ister çelik aksesuarlar ya da tokadaki logo, her ayrıntı çok özenli yapılmış. Üstelik bu yalnızca görünüşteki bir atılım değil; kayışın dokunuş hissi de piyasadaki versiyonlardan farklı. Piyasadaki 'NATO' kumaş kayışlar uzaktan orijinaline benziyor ama ele alınca birçok sorun ortaya çıkıyor; dokusu kaba, dokununca pürüzlü bir his veriyor. VS'nin 'NATO' kumaş kayışı ise gerçekten ipek yorgana dokunur gibi kaygan ve yumuşak bir his sunuyor. Ürünü elinize aldığınızda o hissi bizzat deneyimleyebilirsiniz; beklemeye değer.


VS, Spectre için tercih edebileceğiniz toplam üç farklı versiyon çıkardı:
1. 'NATO' kumaş kayışlı versiyon
2. Paslanmaz çelik bilezikli versiyon. Yaz için çelik bilezikli versiyon daha çok öneriliyor; ne ter ne de suyla oynamak sorun oluyor
3. Hem çelik bilezik hem 'NATO' kumaş kayış içeren versiyon. Fiyat-performansı yüksek; tek saatle iki farklı tarz, iki farklı his, dilediğiniz gibi

Şimdi piyasadaki 007 Spectre versiyonu ile bizim VS Factory 007 versiyonumuz arasında ne gibi farklar olduğuna bakalım
Piyasadaki 007'ye eklenen sahte köprü nedeniyle, rotorun düzgün şekilde dönebilmesi için kasa gövdesi ve kasa arkası, orijinaline ve VS versiyonuna göre daha kalın yapılmak zorunda kalıyor. Gerçekten öyle mi diye dikkat edebilirsiniz.

Bir saatin kadran yüzeyi, orijinalin ruhunu yakalayıp yakalayamadığı açısından çok önemlidir. Güzel mi çirkin mi, her şey tek bir yüze bakar. VS Spectre, orijinaliyle sürekli karşılaştırma yaparak piyasadaki versiyonların bazı eksiklerini giderdi. Örneğin kadran üzerindeki saat işaretlerinin lume derinliği gibi.

(Yabancı sitelerdeki orijinal 007 fotoğrafı)
Piyasada bunca versiyon var ama aslında yalnızca VS versiyonu orijinaline birebir uyuyor.

(VS 007 Spectre gerçek çekim fotoğrafı)
Yukarıdaki görseli anlayamadıysanız, bir de aşağıdaki görsele bakın.

Bu, kadranın lume derinliği karşılaştırması; derinlik farkı çıplak gözle net biçimde görülebiliyor.

Bu da saatin üzerinden görülen fark; kabaca bakınca hepsi birbirine benziyor ama ayrıntıya inince aradaki fark büyük.


Özet: Öncelikle, VS'nin daha önce çıkardığı Panerai modelleri işçilik ve kalite açısından piyasada en üst seviyedeydi; piyasadaki itibarı da çok iyiydi. 8500 entegre mekanizmasının gelişimi de artık tam bir yılı geride bıraktı; mekanizmanın kararlılığı ve kazandığı itibar herkesin gözü önünde. Aksi hâlde arka arkaya yeni ürünler çıkıp bugüne dek on-yirmi civarı modele ulaşılmazdı. Ayrıca mekanizmanın işlevleri artık orijinaliyle tamamen aynı; adeta nihai versiyon. Fiyatı da oldukça makul, piyasadaki diğer versiyonlarla benzer. VS'nin bundan sonra da 8500 mekanizmasını temel alan daha birçok saat modeli çıkaracağına inanıyorum.
Yorumlar
Yorum bırakın